-- Televizyon kanunu felç!

2954 no'lu Radyo ve Televizyon Kanunu'nun, Yayın Esasları madde 5, "e" bendine göre "Genel ahlakın gereklerini, milli gelenekleri ve manevi değerleri gözetmek" şartı vardır.

Televizyon programlarında ise "(BBG) Biri Bizi Gözetliyor", "Yemekteyiz", "Yemeğe bizdeyiz" gibi Batı'dan ithal, ahlak yozlaştırıcı programlar, sanki kanunda böyle bir madde yokmuş gibi, umarsızca yayınlanıyor ve buna halktan, basından kimse ses çıkarmadığı gibi hukuk müesseselerinden de tık yok.

Bu programlarda ne mi var? Söyleyelim:

BBG programını hatırlayalım. Her programda bir yarışmacının elenmesi gerekiyor. Ama nasıl? Elenecek kişinin seçimi halk oylamasıyla değil; haftalarca beraber yaşamış, arkadaşlık bağları hatta dostluklar kurmuş, birbirini seven kişiler tarafından elenmek zorunda. Bu kadarla da kalmıyor. Arkadaşını eleyecek kişi, kibarca, istemeyerek, yalnızca elenmesini istediği ismi söylerse yönetici tarafından uyarılıyor: "Gitsin diyeceksin!!!" Yani aşağılamak şart! Oyunun kuralı gereği...

"Yemekteyiz" ve "Yemeğe bizdeyiz" programlarına bakalım. Yarışmacıların her biri belirli bir sıraya göre evinde yemekler hazırlıyor, sofralar kuruyor, emekler veriyor. Diğer yarışmacılar misafir olarak onun evine geliyor. Büyük emekler verilerek hazırlanmış yemekleri, misafir edildikleri evde, misafir oldukları sofrada, önlerine konulan yemekleri ağır dillerle eleştiriyorlar; hattâ alay ediyorlar. Ne kadar terbiyesizlik yaparlarsa, birbirlerini ne kadar aşağılarlarsa program o kadar reyting yapıyor. Küstahlık, terbiyesizlik arttıkça başarı oranı artıyor.

Şimdi soruyorum: Bu durum "Genel ahlakın gereklerini, milli gelenekleri ve manevi değerleri gözetmek" mi oluyor ki hiçbir yasak gelmiyor? Amaç nedir? Bu programlarla para kazanmak uğruna ne yapılmak isteniyor? Hukuk devletiysek, bu hukuk nerede?

Unutmamak gerekir ki bu programları genç nesil, çoluk çocuk seyrediyor. Hepsinin ahlakını bozmak, yeni yetişen nesli dejenere etmek değil midir bu? Kimse ses çıkarmayacak mı? Gerçekten bizim milli geleneklerimiz bu kadar değişti de bizim mi haberimiz yok? Yoksa bu programları anlayışla karşılamayan bizler gericiyiz de, bu programları yapanlar mı ilerici?

Batı kültürünün tüm ahlaksızlıkları toplumumuza, benzeri televizyon programlarıyla enjekte ediliyor. Batı kültürü, Batı medeniyeti dedikleri işte bunun gibi ahlaksızlıklar. Avrupa Birliği'ne girmeden Batının ahlaksızlığına uyum sağlamamız lazım ya!.. Uyum yasalarıyla beraber bu programlarla halk Batı tarafından asimile ediliyor. Ahlak bozuluyor, gençlik elden gidiyor. AMA KİMSEDEN TIK YOK!.. İnanılır gibi değil!

Bir kısım seyircinin kanaati, yarışmacıların senaryo gereği böyle davrandıkları, rol yaptıkları... Varsayalım senaryo... Diyelim ki hukuk felç!.. Yarışmacılara soruyorum: Bu kadar mı açsınız, üç kuruşa satıldınız? İster gerçek, ister senaryo... Sofraya hakaret, nimete küfür, emeğe saygısızlık, topluma kötü örnek... Nasıl kabul ediyorsunuz böyle teklifleri?

Batı misyonerlerinin faaliyeti olduğunu görmüyor mu milletim? Halkın, basının tamamı mı uykuda? Afyon mu yutturuldu bize, efsun mu yapıdı yoksa? Nasıl bu hale geldik? Ne halktan, ne yazılı basından ne de görsel basından en ufak bir tepki var... 70 milyon insanımız uyuyor mu? Yasaları kim işletecek? Radyo ve Televizyon Yasası süs olsun diye mi yapıldı? Nerede savcılık, nerede hukukçularımız?

Böyle bir nesil mi yetiştirmişti atalarımız? Böyle bir gençlik yetiştirmemizi mi söylemişti Atatürk? Bu mu "Muasır medeniyet seviyesi"?

Ey Atatürkçüler! NEREDESİNİZ?.. Rozet Atatürkçüleri!.. Atatürkle aldatmayın bizi...

Bu millet hem Allah'la aldatılıyor hem de Atatürkçülükle... Kim uyandıracak bu milleti? Kim tutacak bu milletin elinden?

1 yorum:

Unknown dedi ki...

Elinize,yüreğinize sağlık...
İzninizle 'yemekteyiz'programıyla ilgili bir ilave yapmak istiyorum...Çekim sırasında,o haftanın agresif konuğu seçilen kişinin saldırganlığı yeterli bulunmayınca çekim tekrar ediliyor...Yani bu programları yayınlayan kanallar 'küstahlık ve terbiyesizlik'dersi veriyorlar...Sevgiyle kalın düşünen adam....