Bozulma, Atatürk'ün ölümüyle başladı.

Atatürk'ün millî politikasında Türk toplumunda sınıf farkı yoktur. Bu husus, 1938 tarihinde, 3512 sayılı Cemiyetler Kanunu ile "Sınıf esasına dayalı cemiyet kurulamaz." şeklinde kesinleşmiştir. Ancak 5 Haziran 1946'da bu kanunun yürürlükten kaldırılması, Atatürk'ün millî politikasından ilk sapma hareketi olmuştur. Bunun anlamı Türk toplumunda artık "sınıf farkı kabul edilir" demektir. Bu ise, gene Atatürk'ün "Biz hiçbir doktrinin peşinden gitmeyeceğiz." ilkesinin de ortadan kaldırılması ve sosyalist rejimin doktrin olarak kabul edilmesi anlamını taşır.

Atatürk'ün ölümünden yaklaşık 9 ay sonra, 1 Eylül 1939'da 2. Dünya Savaşı başladı. Türkiye savaşa girmediyse de seferberlik ilan edildi. Savaş, 7 Mayıs 1945'de Almanya'nın teslim belgesini imzalamasıyla sona erdi.

Savaşın bitmesinden iki yıl sonra, Sovyetler'in Türkiye'yi tehdidine karşı, 1947'de, ABD'nin Truman Doktrini ve Marshall Planı gereği ekonomik yardım başladı. İsmet İnönü, Sovyet tehdidine karşı bu yardımları kabul etti. Böylelikle, Atatürk'ün millî politikasından ikinci sapma hareketi oldu ve Türkiye üzerinde ABD hakimiyeti kendini göstermeye başladı. Atatürk'ün tam bağımsızlık politikası zaafa uğradı.

Atatürk'ün ölümünden hemen sonra başlayan bu Amerikancılık ve sınıf farklarının oluşturulması hareketi, 1950'de Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle artarak günümüze kadar devam etti.

Hiç yorum yok: