Ülkenin bu felakete gidişini durdurmak için nereden başlamalı?
Önce yürekli, milliyetçi bir idarî kadro ister bu harekete başlamaya. Kendine, milletine güvenen...
Sonra yapılacak 3 temel şey var. Ancak bunu yapmak isteyecek, göze alacak babayiğitler gerek. Bu babayiğitler hiç endişe etmesin; bazı aydın geçinen işbirlikçiler hariç, tüm milleti arkalarında bulacaklarından emin olabilirler:
- Borsayı millileştirmek ve kumar olmaktan çıkarmak,
- Görsel medyayı millileştirmek, yabancılara TV kurmayı yasaklamak,
- Eğitimi millileştirmek, yabancı dilde eğitimi kaldırmak,
- Gümrük Birliğine: "Şimdilik dondurduk. AB'ye girme görüşmelerinde bu konuyu da görüşürüz. Tam üyelikten sonra gene Gümrük Birliği'ne gireriz." demek,
- Kıbrıs'ı ilhak ederek (Bülent Ecevit bunu açıkça ilan etmişti.) "Bizim Kıbrıs sorunumuz falan yok. Sizin varsa, o sizi ilgilendirir." demek.
Özetle Batı kültürüne tekmeyi basmak!.. İş bu kadar basit.
Bu kararların sonuçları ne olursa olsun, her türlü baskıya katlanmaya hazır bir millet bulacaklardır arkalarında.
Bunu yapabilmek için önce bir "Millî Mutabakat Hükûmeti" kurulur. Meclis gece yarısı bir gizli celsede karar alır, ertesi gün deklare eder. Bu karar "Millî Politika" olarak kabul edilir ve artık hükûmetlere göre değişiklik yapılmaz.
Bu hareketten sonra Batı'dan müthiş bir feryat kopacaktır. Tüm dünyada borsalar çökecektir. Türkiye birçok sözlü saldırıya uğrayacaktır. Ambargolar konacaktır. Bütün bunlara göğüs gerecektir millet, emin olun. Zira bu, Türkiye'nin şahlanışı olacaktır. Her türlü sıkıntıya katlanmaya değer. Yavaş yavaş ölümü beklemektense, Batı'nın esareti altında yaşamaktansa, yeni bir Millî Mücadele'ye girmeye hazırdır bu millet. Batı tarafından açılacak savaş sadece ekonomik olacaktır. Hiçbiri silahlı saldırı yapacak değildir. Korkaktır Batı. Para onlar için tapılacak put olmuştur.
Bu ekonomik savaşa Türkiye'nin, eli çok güçlü olarak gireceğinden hepimiz emin olalım. Saldırılarının karşısında sadece "BMV" ve "Mercedes" arabalara yüksek gümrük vergisi koymak, Almanya'yı derhal dize getirecek, diğer ülkelere de aba altından sopa göstermek olacaktır. Zira bu adamları, bütün Batı'yı biz besliyoruz. Ekmekleri bizim elimizde. Kim sesini çıkarırsa, malına yüksek gümrük koyduğumuzda sesi hemen kesilecektir.
Para için yapmayacağı şey yoktur bu Batı'nın. Para, putu olmuştur; ona tapar o...
Gerekli tüm değişiklikleri çok hızlı bir şekilde yaparak gerçekçi bir Atatürk milliyetçiliğine dönmek tek çaremizdir. Gerekli değişiklikleri, geç kalmadan yapabildiğimiz takdirde dünya yönetiminde söz sahibi olacağımız muhakkaktır.
Millet, hiç zaman kaybetmeden aklını başına toplamalı; devlet, halkın güvenini yeniden kazanmalıdır. Türk; Barbar, ahlaksız, parayı put yapmış Batı hayranlığından kurtularak kendi benliğine, kendi özüne dönmelidir. Yoksa olacakları ve geleceği düşünmek bile insanı ürkütüyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder