Eğitim dilinin mutlaka ana dilde olması gerekliliği bütün eğitimciler tarafından vurgulanmakta, sömürge olmayan tüm ülkelerde de böyle olduğu savunulmaktadır. Bu fikrin öncülüğünü ise "Türk Einstein'ı" diye anılan değerli bilim adamı Oktay Sinanoğlu yapmaktadır.
Savunulan fikir; çocuk ve gençler hangi dilde eğitim görürlerse, o milletin kültürünü benimser ve o millete hayranlık duyar. Böylelikle kendi milletine yabancılaşır, sevmez olur, hattâ aşağılar. Geleceğin aile ana ve babalarını oluşturacak gençlerin bu hale gelmesi ülkeyi sömürgeleştirir hatta köleleştirir.
Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk'ün yaptığı önemli reformlardan biri de yabancı okulları kapatmak oldu.
Lisan öğrenmek isteyen bir kimse, en geç 6 ay içinde istediği lisanı öğrenir. Hiç bir bilimsel konu, ana dilden başka bir dille tam olarak öğrenilemez. Yabancı dilde eğitim almış gençler, bilimsel konularda başarılı olma şansını kaybederler.
Bu düşüncelere hiç önem vermeden, üzerinde biraz olsun düşünmeden çocuklarımızı kolejlere yollayabilmek için çırpınıyoruz. Oysa çocuklarımız eğitimlerini ana dillerinde alsalar, yabancı dil için ayrıca kurslara gitseler çok daha yararlı olacak.
Dünyada sömürge olmayan hiçbir ülkenin yabancı dilde eğitim vermediği ısrarla söylenmekte. Küçük bir araştırmayla bunun gerçek olduğunu görebiliyoruz. Her şeyde Batı'yı taklit eden biz, neden bu konuda onlardan ibret almıyoruz? Şaşılacak bir şey!
Ülke öyle bir hale getirildi ki, yabancı dil bilmeyen iş bile bulamıyor. Yabancı dil derken de sadece İngilizce kastediliyor. Amerikan sömürgesi haline geldiğimizin açık göstergesi.
Atatürk'ün izinde yürümekten başka kurtuluş yolumuz yok. En kısa zamanda yabancı dille eğitim veren okullar kapatılmalı. Yabancı dil dersaneleri açılmalı. Zira Oktay sinanoğlu'nun ifadesine göre, bir ülkede yabancı dille eğitim ana okuluna kadar inerse iki nesil sonra o ülke tarihten siliniyor. Tarihte, dil yüzünden yok olan devlete örnek olarak gösterilen devlet ise 8 ayrı dilin konuşulduğu "Etiler (Hititler)".
Varlığımızı ve egemenliğimizi korumak istiyorsak, koyun sürüsü gibi düşünmeden peşinden koştuğumuz yabancı dille eğitim veren okullara çocuklarımızı göndermeyelim. Lisan öğrenimi için ayrıca kurslara gönderelim.
Bu konuda birileri bir şeyler yapmıyorsa, millet olarak biz uyanalım ve doğruyu bulalım.
Savunulan fikir; çocuk ve gençler hangi dilde eğitim görürlerse, o milletin kültürünü benimser ve o millete hayranlık duyar. Böylelikle kendi milletine yabancılaşır, sevmez olur, hattâ aşağılar. Geleceğin aile ana ve babalarını oluşturacak gençlerin bu hale gelmesi ülkeyi sömürgeleştirir hatta köleleştirir.
Cumhuriyetin ilanından sonra Atatürk'ün yaptığı önemli reformlardan biri de yabancı okulları kapatmak oldu.
Lisan öğrenmek isteyen bir kimse, en geç 6 ay içinde istediği lisanı öğrenir. Hiç bir bilimsel konu, ana dilden başka bir dille tam olarak öğrenilemez. Yabancı dilde eğitim almış gençler, bilimsel konularda başarılı olma şansını kaybederler.
Bu düşüncelere hiç önem vermeden, üzerinde biraz olsun düşünmeden çocuklarımızı kolejlere yollayabilmek için çırpınıyoruz. Oysa çocuklarımız eğitimlerini ana dillerinde alsalar, yabancı dil için ayrıca kurslara gitseler çok daha yararlı olacak.
Dünyada sömürge olmayan hiçbir ülkenin yabancı dilde eğitim vermediği ısrarla söylenmekte. Küçük bir araştırmayla bunun gerçek olduğunu görebiliyoruz. Her şeyde Batı'yı taklit eden biz, neden bu konuda onlardan ibret almıyoruz? Şaşılacak bir şey!
Ülke öyle bir hale getirildi ki, yabancı dil bilmeyen iş bile bulamıyor. Yabancı dil derken de sadece İngilizce kastediliyor. Amerikan sömürgesi haline geldiğimizin açık göstergesi.
Atatürk'ün izinde yürümekten başka kurtuluş yolumuz yok. En kısa zamanda yabancı dille eğitim veren okullar kapatılmalı. Yabancı dil dersaneleri açılmalı. Zira Oktay sinanoğlu'nun ifadesine göre, bir ülkede yabancı dille eğitim ana okuluna kadar inerse iki nesil sonra o ülke tarihten siliniyor. Tarihte, dil yüzünden yok olan devlete örnek olarak gösterilen devlet ise 8 ayrı dilin konuşulduğu "Etiler (Hititler)".
Varlığımızı ve egemenliğimizi korumak istiyorsak, koyun sürüsü gibi düşünmeden peşinden koştuğumuz yabancı dille eğitim veren okullara çocuklarımızı göndermeyelim. Lisan öğrenimi için ayrıca kurslara gönderelim.
Bu konuda birileri bir şeyler yapmıyorsa, millet olarak biz uyanalım ve doğruyu bulalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder