Asgari ücret kaldırılmalı

Asgari ücret belirlemesi işçi haklarını korumak için yapılmışsa, gerçekten işçi haklarını koruyor mu, yoksa zarar mı veriyor, yeniden gözden geçirmek lazım.

İşsizliğin had safhalara ulaştığı günümüzde asgari ücretin altında çalışmaya razı olacak milyonlarca kişi var; birçok da işçi arayan firma var. Ancak asgari ücret söz konusu olduğunda ne işyeri eleman alabiliyor, ne de işçi iş bulabiliyor. Zira asgari ücretle çalışan bir işçinin işyerine maliyeti, işçinin aldığı net tutarın yaklaşık iki katı.

Özetle; işveren işçi için 809 TL ödüyor, işçinin eline geçen ise 477 TL. Bu parayla işçi geçinemediği için patronunu az para vermekle suçluyor, patron da sıradan temizlik işi için 800 TL ödemek zorunda olduğu için şikayetçi. Ne işçi memnun, ne de işveren.

İşveren, işçinin eline bu 809 TL'yi verse; işçi de SSK'ya ve vergi dairesine ödemeyi kendi yapsa, işçi işvereni değil de kanunları suçlayacak. Bu kadar kesinti olur mu diye...

Kabaca bir hesapla durumu incelemekte yarar var.

İşyerinin, sıradan bir kat temizlikçisi için ödediği net tutar kadar vergi ve SSK primi ödemesi gerekiyor. Yani, asgari ücretle çalışan bir işçi, net 477 TL aldığında, işverenden 809 TL çıkıyor. Bunun 243 TL'si SSK pirimi, gerisi vergi. 243 TL SSK piriminin de 100 TL'si işçiden, 143 TL'si işverenden alınıyor.

Bordroda görünen brüt değerde işveren SSK payı görünmüyor. Brütün %19,5'i olarak hesaplanarak brüt değerin üzerine ilave ediliyor. Yani brütün brütü. İşçi bunun farkında değil.

Oysa sokaklarda kâğıt mendil satarak geçinmek için uğraşan, ayda 400 TL'ye çoktan razı binlerce insan var ama iş bulamıyorlar; zira işveren, basit ve sıradan bir iş için 800 TL'lik ödemeyi yüksek buluyor.

Hesaba başka bir yönden bakacak olursak; devlet özetle diyor ki: "İşçiye ödediğin kadar bana da öde..." Bu şartlarda işsizlik artacak elbet.

Birilerinin bu işe bir çözüm bulması gerek. Asgari ücret kaldırılmalı derim. Madem serbest piyasa ekonomisi var; verilen ücret de serbest olsun. İşverenin vereceği ücrete razı olan çalışsın, olmayan çalışmasın. İnanıyorum ki, işsizlik büyük ölçüde azalır.

SSK pirimi %34. Bu çok büyük bir rakam. Buna rağmen SSK zarar ediyor. Bu işte bir yanlışlık var. Böylesi bir ödemeyle zarar söz konusu olamamalı. Hattâ SSK kâr bile etmeli ama olmuyor. Bir yerlerde bir hata var.

Asgari ücret uygulanmazsa, SSK nasıl varlığını koruyacak?

Verilen her ücretin bordro brüt değerinin 1/3'i değil de, 1/4'i kadar kesinti yapılsa, SSK bünyesindeki kaçaklar engellendiğinde, SSK için yeterli olur. Yani işveren 533 TL ödese, bunun 1/4'i SSK pirimi olarak kesilse, işçinin eline 400 net geçer. Tabii devlet vergi almazsa. Zaten almasın. Geçinilemeyecek kadar küçük bir paradan bile devletin vergi alması yakışmıyor.

Böyle bir uygulamada, işçi 400 TL alır; işveren de SSK'ya 133 TL verir. Bu, işçinin de, işverenin de razı olabileceği bir şarttır.

300 net ile çalışmaya razı olan bir işçinin ise, işverene maliyeti 400 TL olur. Bu da işverenin rahatlıkla kabul edeceği bir değerdir. Bunun yanı sıra, iş bulacak işçi sayısının artışı, SSK'lı sayısını artıracağından SSK geliri de yükselecektir. İşte, herkesin kârlı çıkacağı bir şart.

İşte bu sebeple asgari ücret kaldırılsın derim. İşçi hakları çok daha iyi korunmuş olacağı gibi işsizlik de azalacaktır.
------------------------------

Dış bağlantılar:

* Sami USLU (Zaman Gazetesi, 28.11.2008)

Hiç yorum yok: